Bu proje fikri aslında yıllar öncesinden geliyor.
Anlatalım.
Hayal şu:
Başarılı bir elektronik ticaret sitesi kurmak.

Başarı görecelidir.
Kimine göre para, kimine göre mevki, kimine göre ise yaptığı işten zevk almaktır.
İşte tam orada durun.
"Yaptığın işten zevk almak". 
Bu proje bu kafayla ortaya çıktı.
Heyecanla, itinayla, inceden kafa yormaya başladık.

Peki ne satacaktık? Farklı ne olabilirdi?
Yüzlerce hatta binlerce poster sitesine göz atmışlığımız vardır.
Ve tasarladığımız...
Bir birikim vardı tabi.
Sonra bir gün dedik ki bunları paylaşalım.
İşte bu! İşte bu da?
Sonrası pek kolay olmadı.
İsmi bulduk.
Doovar.
Posteri ne yaparsın?
Duvara asarsın. Ya da Doovar'a.
İsim böyle oluştu.
Tahmin etmek zor değil.
Mesela web sitesini satın almak için 1 yıl bekledik.
Değdi mi? Değdi.
Zaten anca toparladık her şeyi.
Sonrasında 1 yıl kadar siteyi oluşturmak sürdü.
Ama ona da değdi. Pek şık oldu. Yani bizce.
Bu esnada sevgili ticaret ortağımız Şopifay'a da iyi para gömdük hani.
Peki neler yapacaktık, neler paylaşacaktık?
Hayatın içersinde yer alan birçok sözü, lafı, atasözünü, polemikleri, saçma sapan yorumları aldık; biraz süsledik.
En iyi yaptığımız şeyi yaptık.
Göze hoş görünür hale getirdik.
Ve bu alanda şu an ilk ve tek olduk.

Doovar aslında tasarım ve pazarlama konusunda çok tecrübeli; ama amatör ruh ile ilerlemeyi huy edinmiş bir oluşum. Tamamen hayatın içinden, her yerde görebileceğiniz duvar yazıları, özlü sözler, belki bir tezahürat, belki de bir ünlünün laflarını içeren sade ama gözalıcı tasarımları bulacağınız bir yer olacak.
Her zaman.
Yapacak, tasarlayacak çok şeyimiz var. 

Not : Projenin en zor kısmı bu yazıyı oluşturmaktı.